Ara 22, 2008

Yazan:Korkuluk:Gündem | 0 Yorum

Afiyet olsun beyler

Aldım verdim, ben seni yendim..

Bir oyun vardı ya eskiden.Genelde erkekler maç öncesi takımına adam seçmek için, aldım verdim yapardı.Önce adımlarını atan ve karşısındakinin ayağına basan da, en güçlü adamları seçerdi kendi takımına.Bu iş de aynen öyle oldu.Hangi iş değil mi? Buyrun;

YÖK, İstanbul Üniversitesi’ndeki rektörlük seçimiyle ilgili ikinci sıradaki Yunus Söylet’in ismini Köşk’e ilk sırada göndermiş.

Bunların da ne yaptığını cümle alem görürken, ne ses çıkaran var ne de seda. Olduktan sonra, yer gök birbirine giriyor ama ya olmadan öncesi? Kimse ses çıkarmıyor. Daha doğrusu ses çıkıyor ama kimse duymuyor. Şu deniz altındaki balık iletişimi gibi, sismik bir ses.Sembolik bir şeyler..

Sonrasında, isyan eden birilerini izliyoruz ortalıkta.O yeter, bu yeter, şu yeter..Yok arkadaş, yetmez bize hiç bir şey.Biz yaptık bunların hepsini, dün bir bugün iki.Hele durun bakalım..

Alıp satsınlar bu toprakları, uyruklarımızı da kıçı kırık bir millete teslim edelim oldu olacak.Öyle ya, neden taşıyoruz ki cebimizde bu kağıt parçalarını.

Şimdi bakalım, kim bu ikinciyken birinci sıraya yükselen arkadaş?

Abdullah Gül’ün YÖK’e atadığı ilk üyelerden biri.

Başka?

Yunus Söylet, Başbakan’ın aile doktoru.

Başka?

Eşi türbanlıdır.Başkanlığını yapmış olduğu Sıcak Yuva Vakfı’nın mütevelli heyeti başkanı, Tayyip Erdoğan’dır.

Yeter mi? Hayır!

Aynı zamanda “Türbana Özgürlük” bildirisinin örgütleyicilerinden biridir.

Dahası?

Şam da, kayısı yetiştiriciliğine girecekmiş!

Gençlerimizi çocuklarımızı buna emanet edeceğiz.Desene bırak yahu genci çocuğu, sen kime emanetsin ki eğitim sistemine sitem edersin.

İyi ya, herkes önünden yemeye devam etsin..

Ben, sadece afiyet olsun demek istedim.

Erdal Güçlü

Yorum Ekle