Hayata dair bir dolu yorum
Friday July 30th 2010

Koltuktakiler ihtiyar mı?

Bizim halkımız, saf insanların çoğunluk olduğu bir toplum. İçleri o kadar temiz ki bu insanların, hani kapıda hırsız yakalasa “Gel evladım otur bir soluklan” diyebilecek derecede. Hal böyle olunca da, bu insanların duygularından istifade edebilmek o kadar kolay oluyor ki.Bunu hep beraber yıllardır yaşayarak görüyoruz.

İnsanımızın maneviyata verdiği önem her şeyin önünde geliyor.Bu da, en çok manevi yoldan kandırılarak sömürülme kapısını açık bırakıyor fırsatçılara.Bu fırsatçılar sanırım ilk insandan beri yeryüzünde vardır.Yani bu konu, bizim öngöremeyeceğimiz kadar maziye dayanır.Ülkemizin kurtuluşu ise, yakın geçmiş olduğundan biz bunu kitaplarımız ve insanlarımız ile yorumlayabiliyoruz.

İlah adı kullanılarak, insanlara bu rejimciler tarafından enjekte edilen bir takım yanlış ve uyduruk hurafeler var.Tam hatırlamasam da kişiyi, kendi yaşantımdan bunun üzerine örnek vermek istiyorum.

2005 yılında, bilgisayar teknisyeni olarak çalışıyordum bir firmada.Olağan müşteri tipleri içerisinde, bugün sokakta da karşılaştığımızda bir sorun görmediğimiz, cemaatçi bir zat vardı.Bu zat, o zamanlar bana 2008 yılında, İran önderliğinde İslam Dünyası’nın bir savaş başlatacağından bahsetmişti.Savaşın sonunda, İslam’ın egemen olduğu toprakların özüne dönüşünden falan da bahsetmişti.Kıyametin çok yakın olduğu vb. şeyler ile mutlak sona az bir süre kaldığını da söylemişti.Şimdi onu tekrardan bulma imkanım olsa da, “Ne oldu sizin savaş?” diye sorabilseydim.Eminim yeni bir proje, gerçekleştirilemeyen veya hurafe olan bu proje yerine beyne enjekte edilmiştir.Yani, buna da vereceği bir cevap kesinlikle vardır.Çünkü bu insanlar için maneviyat o kadar önemlidir ki, biraz televizyonlardaki sakallı dedelere veya sarıklı amcalara benziyorsa bu hurafeyi haber eden kişi, bu iş bitmiş demektir.Yani onun söylediği kesin doğrudur. Bu bizim toplumumuza, müslümanlığın düşmanlar tarafından kullanılmasından kalmış bir miras kazığıdır. Bizim için çok değerli olan imam ve hoca karakterlerinin, yanlış insanlarca oynanıp, bu insanların sömürülmesi ve ezilmesi sonucu elde edilmiş bir fırsatçılıktır.

Genelde yurdumuzun anadolu topraklarında yaşanan bu olaylar, artık adım adım burnumuzun dibinde kendini yetiştirmeye çalışan öğrencilere kitaplarda, zevk için televizyon veya haber izleyenlere de kanallarda enjekte edilmektedir.Çünkü bunları yapan kişiler, zaman içerisinde sömürdükleri kişilerden sağladıkları finans ile bugün milyonlarca insana seslenilebilinen bir ortamı ellerine geçirmişlerdir.Bu insanlar tarafından sömürülen insanlarımız da, başka bir haber duymak istemiyorlardır. O yüzden belli yayınları izleyip okumalarının sebebi de bu dur.

Bu kadar saf ve temiz bir toplum ile yapılan Kurtuluş Savaşı sonrasında, acil Cumhuriyet pakedi belkide biraz daha bekleyebilirdi.Halk bu fırsatçı insanlara karşı uyarılabilirdi.Yıllarca M.Kemal ATATÜRK yönetiminde kalan ülkede herhangi bir eşdeğer sorun boy gösteremezken, insanlar ölümünden sonra yerine birini koyma gereksinimi duydular ve sanırım bir bocalama dönemini de bu yüzden yaşadılar.Onlar herkesi, kendi iyiliklerini istiyor diye değerlendirdiler. Fakat iyilik isteyen yoktu ve hala da yok ortalıkta.

Zaman içerisinde, bu insanlar tarafından oluşturulan yasalar ve yargı organları da buna göre şekillendi.Yargı kendini buna göre bir şekle soktu ve siyaset de aynı şekilde tepki verdi.İçerisinde insan bulunan her faktörün, çürük çıkma şansının çok yüksek olduğunu hepimiz biliyoruz.Zaman içerisinde şekil alan yasalarda ortaya çıkan boşluklar gün geçtikçe kendini daha fazla göstermektedir. Bu halkın gençleşmesi ve bilinçleşmesi ile eşdeğer ilerliyor. Fakat bu demek değil ki, geçmişte yapılan her şey yanlıştır. İşte ülkemizin düşmanları bu günlerde bunu kullanmaktadır bizim üzerimizden.Geçmişte oluşturulan anayasa ve daha öncesindeki devrimlerden şüphe etmemiz sağlanmaktadır.Bu şüphe, gençleşen yöneticileri yeni devrimlere itmeye çalışmaktadır.

Kısacası, bu halkın temiz duyguları ile şüphe etmeye başlaması gerçekleşmedikçe, bu fırsatçılar da bu halkı sömürmekten vazgeçmeyeceklerdir.İşte bu yüzden Cumhuriyet bu ülkeye fazla mı geldi, gibi söylemler doğmaktadır.Koltuğun halk tarafından kişilere sunulduğunu düşünürsek, buradaki suçlu kandırılmış halkı kandıranlardır.Acilen kandırılmış halkın kendini toparlaması lazımdır çünkü hal ve vaziyet gerçekten de son derece tedirgin edici bir duruma gelmiştir.

Bu ülkede “dokunulmazlık kalkacak” diye seçim meydanlarında, otobüslerin üzerinde bağırırken zatürre olan siyasiler, her nedense iktidar olduklarında kesinlikle ses çıkarmazlar.Ülkede ayrı bir zümre oluşturmanın, kendini bu toplumdan ayırmanın kabul görür yanı yoktur.Fakat insanlar, tüm bu yapılanlara rağmen yorganını sırtına çekip, asıl doğrulara kıçını dönmektedir.Bu böyle olduğu müddetçe ben başımızdakilerin yaşlı veya koltuk sevdalısı olduğunu maalesef söyleyemem.Bu çarkı böyle çeviren o güçlü el, bir an önce eski günlerine dönmeli ve çarkı tersine çevirmelidir.

Erdal Güçlü

Yorum yapılmamış for “Koltuktakiler ihtiyar mı?”

  • ruya asya diyor ki:

    ihtiyar olan bence bu yeni nesil.. Kimse ama hiç kimse bu toprağına vatanına sahip çıkmıyor.. hafiften dilini çıkaran olsa hemen adını kominist diye çıkarıyorlar. bu ülke özgür bir ülke bu ülkede kadınından çocuğuna gencinden yaşlısına hepsi özgür hür iradelerine sahiptirler… Lafa geldi mi liberal ülke batılı ülke ama icraat yapıldımı hemen önü kesiliyor neden acaba?? Tekrarlıyorum..Oradaki ihtiyar değil yeni nesil .. hepsini teker teker kutluyor ve onlarla gurur duyuyorum…


Yorum ekle

Kategoriden seçmeler

Devletine Güveniyor Musun?
Devletine Güveniyor Musun?

Son günlerde haber izlediyseniz, Ardahan’da Saadet öğretmenin, insanlıktan nasibini almamış bir cani [Read More]

86 Yıl Sonra..
86 Yıl Sonra..

86 yıl önce binbir zorluk içerisinde, o kadar iç ve dış engele rağmen savaşlar verip bize bir Cumhuriyet kurup [Read More]

Sen şehitsin, kahraman değil!
Sen şehitsin, kahraman değil!

Dünün terör örgütü üyeleri, bugün de terör örgütü üyesi ama bir farkla. Artık aramızdalar. Hal böyle [Read More]

Domuz Pişmemiş Tava – Akıl Değmemiş Kafa
Domuz Pişmemiş Tava – Akıl Değmemiş Kafa

Son günlerde Doğan Grubu’nun üzerine ne kadar gidildiği ortada. AKP ve medyası hakkında, kalemine zincir [Read More]

Çok Düşüncelisin!
Çok Düşüncelisin!

Perşembe’nin gelişi Çarşamba’dan belli değil midir? Benim çocukluğumdan beri, İstanbul’u hep [Read More]