Sen gittin ya
Peşinden başladılar, hayatın boyu gerçekleştirmek istediğin hayellerini yıkmaya..
Seni bahane edip insanlara, bakın elinizden şununuzu bununuzu aldı dediler.İnsanları senden, kurduğun ülkeden uzaklaştırdılar..
Sen gittin ya,
Seni diktatör dediler bize, seni alkolik, seni korkak anlatmaya çalıştılar bize.
Sen bilmezsin, televizyon diye bir şey buldular.İyisi de kötüsü de sahip bu televizyon kanallarına, tabi daha çok seni dolaylı yoldan kötüleyenler var.Neyse ki biz öğretmenlerimizden duyduk, gönlümüzden gördük seni.Onlar da kendi öğretmenlerinden duymuşlardı ve onlar da senden duymuşlardı.
Sesin öyle gür ki, bugün yetişen binlerce öğretmen daha nice nesillere duyaracak..
Sen gittin ya,
O yattığın yere kimler girdi çıktı da biz buna izin verdik, bunun için ne kadar utansak azdır, haklısın.Ne yapalım ama biz de senin verdiğin istiklal mücadelesi gibi bir mücadele verir hale getirildik artık ortalıkta..
Sen gittin ya,
O güzelim, o insanı özgür bir kuş kılan devrimlerine travma dedi kendini bilmezler.
İnsanların beyinlerini dinleri ile örf ve adetleri ile yıkamaya başladılar senden sonra.Neyse ki biz asla ne senden ne de yaratıcımızdan şüphe etmedik.
Ne kadar şanslıyız şimdi bizler, ah bir bilsen..
Sen gittin ya,
Bizi öksüz sandılar, senin kanını seninle gömdüler sandılar, aramızda kalsın hala öyle de sanıyorlar..
Bu zaman zaman yüzlerine öyle bir vuruyor ki, hiç yorulmuyoruz, hiç usanmıyoruz. Her gerektiğinde, bize bahşettiğin ülkeyi bölmeye çalışan herkese vuracağız yumruğumuzu seve seve, her defasında daha heveslice..
Sen gittin ya,
Biz seni hiç görmedik ya, resimlerin avuttu bizi.
Dağlar, taşlar, göller avuttu bizi.Gökyüzü avuttu bizi, uğruna nice insanlar ölmüş şanlı bayrağımız avuttu bizi.
Biz ağladıkça görüyoruz bizlere bıraktığın gerçekleri, bu gerçekler avutuyor bizi..
Sen gittin ya,
Hazırlan olduğun yerde..
Geriye bıraktığın bu gençlik, bu insanlar, bu askerler, bu öğretmenler, bu işsizler, bu küçük kızlar, bu analar ve babalar..
Ve sayamadığımız ama nefesini ülkesi için harcayan bu emekçiler hepimiz geleceğiz bir gün yanına.
Sen gittin ya,
Peşinden hep keşke dirilse, keşke yeniden yaşasa dedik..
Bir türlü kendimiz beceremedik.
Sen de bizi biraz anlayışla karşıla.
Senin gibisi 1000 yılda bir gelir bu topraklara!
Mekanın cennet, ruhun şad olsun ATAM!



Geldiler, kan döktükleri,kanla yıkadıkları topraklarından
Geldiler, kızılderili tenlerin bedenlerini kurutarak
En dokunulmazımıza en ücra köşelerimize girdiler
Kolaladılar o en hassas duygularımızı kuruturcasına
Bayrağı ötekilere, Cumhuriyeti dincilere,Vatan toprağını sermayeye peşkeş çekerek
Direnenleri mi!;
Astılar önce üçer üçer
Olmadı vurdular,gözaltında kaybettiler birer birer
Kim ki bu senaryoya dur demek istedi
Kim ki sessiz çığlığını binlere onbinlere milyonlara duyurmak istedi
BOĞDULAR HEPİMİZİ BAYRAK BAYRAK,VATAN VATAN,TOPRAK TOPRAK
Dağlar, taşlar, göller avuttu bizi.Gökyüzü avuttu bizi, uğruna nice insanlar ölmüş şanlı bayrağımız avuttu bizi.
yazı baştan sona çok iyi .. yukarıdaki satırların anlamı ayrı anlamlı ve güzel… yüreğine sağlık…
Ben hiç bir kısmını ayırmıyorum, yazıda herkes kendine ait bir bölüm buluyor.Orası daha sıcak geliyor sanırım.