Hayata dair bir dolu yorum
Friday July 30th 2010

Başdayı

Hepimizin en az bir tane kabadayı arkadaşı olmuştur muhakkak. Olmadıysa bile, hayatımızda bir kez kabadayı filmi izlemişizdir.Orada oynayan has dayılar, genelde Cüneyt Arkın ve Erol Taş tarzı büyük oyunculardır.Yaşları kemale ermiş ve ya toprak olmuş bu büyük oyunculara, parmak ısırtan bir oyuncu gördü dünya televizyonları.Hem de bilet parası falan da almadık, amme hizmeti verdik dünyaya.Ağzı açık izledi herkes olanı biteni.Kimileri “yürü be” dedi, kimileri de “tüh sana rezil” dedi.Oyuncu hocalarının, Davos tiyatrosundaki oyuna kaç puan verdiklerini çok merak ediyorum.Takip ettim, hiç bir yerde de görmedim.Ya cesaretlerini kaybettiler ya da hafızalarını.

Demokrasinin en büyük kanıtı, bugün T.C’ne Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığı yapan kişilerdir.Bu ülkede herkesin seçme ve seçilme hakkı olduğunun, kişilerin alnına yapıştırılacak canlı örneğidir.Tabii sizin, kimi seçip seçmeyeceğinize de bağlı bu durum.Herkes hata yapabilir, nihayetinde hatalar insanlar içindir.Önemli olan hatadan mümkün mertebe erken ve zararsız dönmektir.Bu da bazı kişiler için mümkün değildir.Çünkü onlar ülkesine değil, kişilerine hayrandır.Allah’a değil, kula tapandır. Haysiyetini bir köşede bırakmış ve kişilerin dalkavuğu olmuştur.Mevkii sahibi insanların etrafında dalkavuk çok olur, o yüzden bunu yadırgamıyorum.Adam azmetmiş çalışmış, bu ülkenin en büyük mertebelerinden birine ulaşmış.Onun etrafında olmayacak da, benim etrafımda mı olacak bu dalkavuklar?

T.C’ni içeride ve dışarıda temsil edecekleri bizler seçiyoruz.Her birimizin seçtiğinin de, kendine göre doğru ve ya menfaatine olması normaldir.Çünkü o en özel kişidir, ben seçmişimdir.Bu seçim işini bir vatandaş gibi değil de bir dalkavuk gibi yaparsak, seçtiğimiz kişilerin hatalarını görmezden geliriz.Bu olağan sonuçtur, çünkü fanatik bir seçim yapmışızdır.Kimilerimizin düşünceleri, diğerlerinden çok daha derin ve uç noktadadır.Davos’da yaşananlar, yukarıda yazdıklarımın bir örneğidir.

Öncelikle T.C. Başbakanı’nı hiç bir kimse küçük düşüremez.Ona hiç kimse haksızlık yapamaz!Eğer haksızlık yapılıyorsa, bunu dile getirmesi ve hatta o uğurda etrafındakileri küçük düşürmesi, benim onayladığım bir davranıştır.Fakat bunun da bir üslubu vardır.Öyle el kol hareketleri ile ve nereden gelip, ne kararlara imza attığını unutarak yaparsan vezir yerine rezil olursun.Davos’da olan da budur.Benim ülkemin en güzide mevkiilerinden birine haksızlık yapılmış ve söz hakkı kısa tutulmuştur. Fakat bizim seçtiğimiz bu mevkiiyi taşıyan insan da bunu iyi bir şekilde değerlendirmek yerine, eline yüzüne bulaştırmıştır.Mevkii sahibi herkes olabilir, dediğimiz gibi seçme ve seçilme hakkı hepimizin mevcuttur.Fakat herkes mevkii taşıyamaz.Yani herkes elbise giyer ama kimse modeller gibi taşıyamaz.O yüzden doğru insanları model yapmak, bizim elimizdeyse bunu en iyi şekilde değerlendirmeliyiz.Bu kişinin, bu mevkiiyi taşıyamadığı çok zamandır alenen işlenen bir konu.Fakat bu konular bir şekilde medyası tarafından bloke ediliyor ve ya gölgeleniyor.Bunun önüne geçmek isteyenler de çeşitli yollardan kışkırtılmaya çalışılıyor.

Nitekim başarılı olduğunu düşünen bir kesim fanatik ve dalkavuk, aslında herkesin önünde alaşağı ediliyor.Mahalle kabadayısı tavırlarıyla, hepimizden biri gibi görünen bir insanı ilk olarak sevmemiz normaldir.Çünkü o arkadaşımız ve ya televizyonlarda izlediğimiz güzel oyuncular Cüneyt ve ya Erol gibidir.Sıcaktır ve içtendir. Fakat bu ısı ölçüsü kaçıp da insanı yakmaya başladığında, sırf bir adamı seviyoruz diye kendimize zarar verilmesini görmezden gelmek budalalıktır.İnsanların kötü huyları her zaman vardır, kimse kusursuz değildir.Önemli olan, en az hatayı yapan insanlarla yürümektir.

Gidip ülkenin binlerce gencini anasından, karısından, çocuğundan, kardeşinden ayıranlarları besleyenler ile el sıkışır da aynı muameleyi başka bir ülkeye yaşatan, aşırı dinci bir örgütü savunursan bunu vatandaşlarından kimse yemez! Bu ülkede oğlunun, eşinin hesabının sorulmasını bekleyen binlerce insan varken, kalkıp başka bir halk için barış güvercinliği yapmak senin halkını doyurmaz.Doyanlar zaten önceden, fenerler ile yimpaşlar ile ve ya çeşitli ihaleler ile doymuş olanlardır.Yani etrafındaki dalkavuk ve fanatiklerdir.Önemli olan seninle aynı düşünceye sahip insanları değil, karşı düşünceden insanları kendi cephene çekebilmektir.

Irakta 1,5 milyon müslüman öldü neden sesi çıkmadı kimsenin? Neden medya bunu flaş flaş flaş, şok şok şok şeklinde vermedi?Çünkü medyanın beraber hareket ettiği felsefe, o gün bu ölümlere göz yuman hükümetin felsefesiydi.Bu alemin dışında olsam da, içinde nelerin döndüğünü artık ilkokul öğrencileri bile bilir hale geldi.Siyaseti ve stratejiyi ayağa düşürdüler, ağızlarda sakız ettiler.Belli ki bu zırhları biz, yaptığımız yanlış bir seçim ile hafif insanlara giydirilmişiz.Üzerlerinde taşımakta her defasında zorlanıyor ve bu zorlanmaları da milletimizde varisler yaratıyor.Korkum o ki, bu varisler kangren olmadan ve ya oluşturduğu pıhtı ile hayati bir damar tıkamadan biz anlamayacağız.Aslında karar ortada, hayati bir damar da tıkanmıştı ama bir anda küçük bir boşluk bulundu ve düzen yine oradan aktı.Laiklik karşıtı eylemlerin odağı pıhtısı, geldi ülkenin beyin damarını tıkadı.Fakat bu pıhtı, küçük bir ameliyat ile aldırıldı.Seçim bütçeleri falan kısıldı partinin vb. şeyler oldu.Herkes bunu unuttu ve geçti sandı, fakat bu ayın on dördü gibi tepemizde duruyor.

Bu vatan askerinin kafasına, çuval giydirilirken nereleri terk etti? Kime el kol hareketi ile tepki verdi? Bunların üzerini kim örtüyor? Neden bunları görmezden gelmeye çalışıyorlar ki.Herkes Allah’ın kulu değil mi? Birileri, birilerinden daha mı fazla kul? Yoksa bu kulların da kulları mı var?

Davos’ta olan biteni reklam yapıp, sağda solda  iç siyaset için kullanmak ne derece doğru bir davranış?İnsan hakikaten hangi birini sorgulayacağını şaşırıyor.Demokrasi yelpazesi altında serinlerken, diğer kişileri üşütmek adil değildir.Her seçimde dokunulmazlıklar kalkacak diye söz veriliyor, fakat hiç bir şey değişmiyor.Üstüne her seçimde bunu bir daha ve bir daha yiyoruz. Hani hiç karnımızda doymuyor.Bizden ne farkı var o insanların?

Sözün özü şu ki, T.C. Başbakanı’nı kimse küçümseyemez! Kimse onu, diğer milletlerin temsilcilerinden aşağı göremez.Bunlar büyük gerçeklerdir.Tabii biz, elbiseleri doğru kişilere giydirebilirsek.

Yorum ekle

Kategoriden seçmeler

Devletine Güveniyor Musun?
Devletine Güveniyor Musun?

Son günlerde haber izlediyseniz, Ardahan’da Saadet öğretmenin, insanlıktan nasibini almamış bir cani [Read More]

86 Yıl Sonra..
86 Yıl Sonra..

86 yıl önce binbir zorluk içerisinde, o kadar iç ve dış engele rağmen savaşlar verip bize bir Cumhuriyet kurup [Read More]

Sen şehitsin, kahraman değil!
Sen şehitsin, kahraman değil!

Dünün terör örgütü üyeleri, bugün de terör örgütü üyesi ama bir farkla. Artık aramızdalar. Hal böyle [Read More]

Domuz Pişmemiş Tava – Akıl Değmemiş Kafa
Domuz Pişmemiş Tava – Akıl Değmemiş Kafa

Son günlerde Doğan Grubu’nun üzerine ne kadar gidildiği ortada. AKP ve medyası hakkında, kalemine zincir [Read More]

Çok Düşüncelisin!
Çok Düşüncelisin!

Perşembe’nin gelişi Çarşamba’dan belli değil midir? Benim çocukluğumdan beri, İstanbul’u hep [Read More]