Şub 24, 2009

Yazan:Korkuluk:Kişisel | Yorum

1,2,3 derken, 6 da bitti. (Dün niyetine)

sevgimiz2 Ne demiş büyük üstad Kayahan, ‘Bizimkisi bir aşk hiyesi’.Evet öyle, herkes aldı bu cümleyi ve soktu hayatına.Bizimkisi de bir aşk hikayesi, herkesin olduğu gibi.Pek kimseler bilmez, şimdi anlatacağım biraz.Çünkü yarın olmayabilir size ve ya bana.Merak edenler, sorup duranlar, öğrenmek isteyenler de, bu şekilde tatmin olmuş olurlar.

Film tadında hikayemiz, ben 21 yaşın sonlarındayken başladı.Hayatımda büyük bir boşluk vardı.O daldan bu dala savurup duruyordum kendimi.Sonra bir de bu dala konayım dedim, tuzak varmış. Bir daha uçamadım.Şu belgeselciler gibi, ayağıma bir kelepçe bağladı, nereye gitsem hep beni yakaladı.Ben avcıyken, av oldum.

Sonra, tanıştığıma da memnun…

Biz çok güldük onunla beraber, çok da ağladık.Laf olsun diye değil, her ikisini de hakkını vere vere yaptık ve yapıyoruz.Burçlara zerre inanmam hayatta da takip etmem, ne olur ne biter diye.Ona bakarım, Koç burcunun günlük aylık, yıllık davranış potansiyelini algılarım.Tam bir koç kadını ile tam bir boğa erkeğinin, 6 yılı devirmiş serüveni bu.16,5 yaşındaydı onunla tanıştığımda.Beraber büyüdük diyebilirim o yüzden.Büyümenin süreçlerinde de sıkıntıların yaşanması, gayet normaldir.

Biz beraber büyürken, onun içinde bir parça ben oluştu ve benim içimde de bir parça o.İnsanın kendisiyle mücadelesi gibi bir hal aldı bu koca süreçte ilişkimiz.Bazen tartışırken, konuşurken ona derin derin baktığımda, hep kendimle yüzleştiğimi hissederim.İçindeki beni, bana karşı kullandığında ürküyorum ondan.Sonra anlıyorum, neleri yanlış yaptığımı ve ya yapmak üzere olduğumu.Toparlıyorum ve ya toparlatıyor durumu.

Bu blog henüz başlamıştı ki, bir iki farklı resmimi eklemiştim sayfaya.Ertesi gün yüzü yerde, klasik trip atmosferinde bana şöyle dedi, “Neden resimlerini ekliyorsun?”, ben de dedim ki “Kendim hakkında bir sayfa oluşturdum, insanlar da kim olduğumu görsün istedim.”.

Halbuki derdi, benim resimlerim değildi biliyordum.Tek derdi, neden o resimler arasında kendi resmi olmadığıydı.Sonra tüm resimleri kaldırdım, sadece tek bir resim bıraktım.O sayfayı komple kaldırdım.Onu bu dünyaya sokmak yerine, kendimi bu dünyadan çekmeye her zaman hazırım.O bu dünyadaki riyakarlığı, pisliği görsün ve yaşasın istemiyorum.Hepsi bu…

Siz de sevdiklerinizin en iyiyi hak ettiğini düşünürsünüz.En iyiyi yaşaması için, elinizden geleni yaparsınız.Onunla beraber, ben çok değiştim.Ben böyle bir adam değildim.Duyularımı açtı benim, bana farklı bir göz ile hayata dolanmadan da yaşanılabileceğini gösterdi.

Onu üzdüğüm zamanlar, yanımda olmadığını hissettiğimde tüm savunmam çöküyor.Etrafımda, her şey üzerine konuşabileceğim başka birisi yok.Çünkü ben başka birisi ile özele kaçan bu olayları pek konuşamam.O da bana sürekli der, hiç konuşmuyoruz da hiç konuşmuyoruz.Benim açımdan bakınca, ne kadar da çok konuşuyoruz halbuki…

Bugün yaşadığımız dünyada, 6 sene evlilikler sürmüyor.Bu evlilik olmadığı için mi 6 senedir tam gaz devam ediyor, bilmiyorum.Fakat benim, bir başka insan ile duygusal bir bağ kurmam sanırım artık imkansız.Bir parçam ona geçmişken ve geri alamayacak kadar bağlıyken, bu sadece benim intiharım olur.

Ailemle de çok dertleşip konuşan birisi değilim ben.Genelde dert dinleyen, insanların gözünde “yıkılmaz” psikolojisine sahip biriyim.O da bana hep der, “sen çok güçlüsün” diye.Aslında benden iyi bilir.Gücüm, o benim yanımda olduğu içindir.Ben bunu buraya sabaha kadar yazsam da, siz onsuz olmanın nasıl bir şey olduğunu anlayamazsınız.O yüzden bu gibi şeyleri, pek buralara yansıtmam.

Benim ağzımda askıntılık vardır, severim yani eğlenmeyi.İnsanları kızdırmayı falan.Onu da sık sık kızdırırım.”Bak böyle bir şey yaparsan, seni değiştireceğim” derim.Onunla gezerken başka kızlara bakar gibi yapıp, beni kıskanmasından aldığım zevki sonuna kadar yaşarım.Tabii o sinirden burnundan soluyor olur.

Neyse fazla uzatmayacağım.Böyle işte bir koç ile bir boğanın, 6 yıldır süre gelen hikayesi.

Ha bu arada, bu aralar yine kırık kalplerimiz.Ben ona sevgililer gününü (bence bir özelliği yok), o da bana 6 yılı devirdiğimiz günü (23 Şubat) kabus etmeyi başardık.Kendimizi, birbirimizi elimizden almakla terbiye ediyoruz.İnanın her seferinde, çok daha kuvvetli bir şekilde bağlanıyoruz.Onun kıymeti, onsuz geçen zaman karanlıklarında, bir deniz feneri gibi parıldıyor kıyıda.Hangimiz denizde yolumuzu kaybetse, diğerimiz hep ona fener yaktı.Hiç bir zaman, alabora olmadı gemilerimiz.

Çok daha fazla yazmak isterdim, bu psikolojide her zaman olmuyorum ama burada bitirmem lazım.İşten çıktı ve karşılamak istiyorum onu.Dün ona vermek için aldığım çikolatayı, dün niyetine bugün vereceğim.Hanginizin çikolata ile kandırabildiği, bir sevgilisi var ki? Gördünüz mü, ne kadar şanslıyım. :)

Bir elim, bir ayağım ve ya bir kolum olmadan yaşayabilirim.Ama onsuz yaşamam, yaşayamam.Çünkü o, bu yolun başından beri benim kalbim.

Bir üstad ile başlamıştık, bir üstad ile bitirelim.

Ne diyor Zülfü Livaneli ‘Bu benimki sevda değil…

  1. Bayıldım yazıya yada daha doğrusu yazının içinde anlatılan aşka, iki sevgilinin birbirlerinden asla ayrılamayacak derecede iç içe geçmiş hayatları,duyguları,geçmişleri ve gelecekleri.İkinizde çok şanslısınız bunu kaybetmeyin ve asla aranıza uzun mesafeler,ayrılıklar koymayın birbirinizi hiç bırakmayın.

    sabah sabah duygulandım ağlıycam lan..

  2. ama başlıktaki “bitti” kelimesini çözemedim, olumsuz anlam veren bir başlık, yazıyla uyumlu değil

  3. “Bitti” kelimesi aslında 6ncı yılın sona erdiğini ve 7nci yıla yelken açıldığını anlatıyor.En azından ben o maksatla yazdım.Bizim aramızda vardır böyle bir şey, şu kadar yıl bitti falan diye.
    Belki de bana o yüzden olumsuz gelmiyordur.

  4. lonenly girl says:

    simdi okudum ne guzel bisi ya biz olmak.ay darisi benim basima,daha nice 6 senelere

Yorum Ekle