Uzun zamandır, hiç bir maçta bu kadar heyecanlanmadım. Maç başlamadan yüreğim pır pır ediyordu. Sanırım yenersek kalp krizi falan geçiririm diye de düşündüm, tam hatırlamıyorum.
Maç öncesi tribünlere baktım inanılmaz, nasıl bir hava var öyle. Ne büyük ne güzel bir taraftar kitlesinin bir bireyiyim dedim kendi kendime.
Maç öncesi tüm otoriteler, Beşiktaş’ın Fenerbahçe’yi duman edeceğini söylüyordu. Tabii biz de, taraftar olarak keyifleniyorduk. Tabii derbi sonuçları pek belli olmaz diyenler de vardı. Fakat bu sefer, sonucu belli bir maça çıkıyordu sanki takımlar.
Yunus Yıldırım düdüğü çaldı ve maç başladı. Maç başlar başlamaz bir iki hareket oldu ve sonrasında, Beşiştaş’lı futbolcular sahadan kayboldu. Birbirlerini hiç tanımayan 11 kişi vardı sanki sahada, top ayaklarında durmuyor ya taca ya kornere çıkıp duruyordu. Yürüken bile düşüyorlardı, ayakta durmakta zorlanıyorlardı.
Maçın hikayesine girmek bile istemiyorum. Defansı olmayan bir Fenerbahçe’yi yenemeyen, Beşiktaş’ı nasıl anlatabilirim ki?
Benim tek üzüldüğüm şey, gidip bir sürü para verdi ve forma aldı insanlar. Ne sevinçle geldiler oraya, neler hayel ettiler ve ne buldular. Savaşın da yenilin ona eyvallah, fakat ruhunu kaybetmiş futbolcular olarak yenildikleri için çok çok üzüldüm.
Yunus Yıldırım, 39 haftadır penaltı çalmamış. Görme özürlü, gözünün önünde penaltının kralını vermedi yine bu akşam. Derslik penaltıyı göremedi, halbuki penaltı uzaydan bile görülebilirdi. Böylesine bir maça verilmiş, yuhlar yuhu bir hakem yine. Neden ağız tadı ile adam akıllı bir hakem, bir maç yönetemiyor anlamadım gitti şu ligde.
Şu an inanılmaz bir baş ağrısı yaşıyorum. Müthiş bir üzüntü içindeyim. Kendini bilmez bu insanlar, milyonlarca insanı bir katil gibi parçaladılar. Bırakın şampiyonluğu, biz Şampiyonlar Ligi’ne kalsak büyük başarı olur. Fenerbahçe, vasattı ve Beşiktaş daha da vasattı. Fenerbahçe bireysel hata yapmadı, ama Beşiktaş yapılacak her hatayı yaptı.
Fenerbahçe bu kadar eksiğe rağmen, Beşiktaş’ı yenmeyi başardı. Helal olsun o futbolculara, oynayamasalar da bizimkilerden daha çok azmettiler. İstediler en azından ve karşılığını da aldılar.
Umarım Sivasspor şampiyon olur. Bunu kızgın olduğum için değil, bir futbolsever olduğum için yazıyorum. Futbolu şampiyonluğa yakışan takım, Beşiktaş değil.
Beşiktaş’a da bu bir ders olsun ve takımını gözden geçirmek için güzel bir bahane olsun. Maç içinde, bu formayı giymeyi hak etmeyen o kadar insan vardı ki, şu şu diyemeyeceğim. Artık Beşiktaş, kendi kalitesine göre futbolcular transfer etsin.
Bu taraftara bunu yapmaya kimsenin hakkı yok. Orada futbol oynayan kişiler nasıl ki insansa, bu taraftarlar onlardan kat kat daha insan. Bir sürü futbol sevdalısı kalp krizi geçiriyor heyecandan, aşkından, tutkusundan.
Hangi futbolcu bir taraftar kadar olabildi ki? Üzerinde giydiği formanın, Beşiktaş forması olduğunun bilincinde futbolcular istiyoruz.Şampiyon olmasak da olur.
Bana verdikleri bu güzel doğum günü hediyesi için, Beşiktaş’lı futbolculara çok teşekkür ederim. Beni teselli eden tek şey, kız arkadaşımın dün bana hediye ettiği 23 numaralı Beşiktaş formasının, bugün golü bulmuş olması.
yorumlar:
yorum yapmak ister misin?
taylantugut
May 03, 2009Şampiyonluk düşüncesi taşıma Erdal. Bu sene Sivas şampiyon yapılacak. İlahlar öyle istiyor…
Erdal Güçlü
May 30, 2009Efendim Taylan, bir şey mi demiştin.