May 8, 2009

Yazan:Korkuluk:Editörden, Spor | 0 Yorum

Kimdir Beşiktaş’lı?

bjkSon zamanlarda kendilerini Beşiktaş taraftarı olarak gösteren, bir grup kendini bilmez yüzünden çok rahatsızım Beşiktaş’lı olmaktan.

Futbolun mizahsen boyutuna, diyecek sözüm yok. Nihayetinde bir eğlence bu aktivite. Oradan çıkan resim kareleri ile oynamak, onları şekilden şekle sokmak elbette ki hoş bir şey.

Fakat olayın rencide boyutu, kime ne kazandırabilir ki? Geçtiğimiz hafta oynanan Fenerbahçe maçındaki bu pozisyonu, tutmuş bazı portallar yayalım, yok profillerimize koyalım şeklinde lanse ediyor. Tamam iyi güzel, olayın mizahsen boyutu var ama bu insanların da aileleri yok mu kardeşim?

Özellikle Facebook, son dönemlerde Beşiktaş konusunda beni çok rahatsız ediyor. Bazı gruplar, bu resmi profilinize koyun diye duyuruyor, var mı böyle bir şey? Hadi espri anlayışı bu kadar olan insanlar bunu yaptı, e peki duyuru neyin nesi?

Sonra gelelim bazı Beşiktaş’lı arkadaşlarım veya onların arkadaşlarına…

Sürekli bir melankoli havası var yenilince nedense. Neymiş, “Biz Beşiktaş’ı sevinmek için sevmedik” bak sen şu işe.

Mazoşist miyim ben, üzülmek için mi sevdim?  Ben neden tutuyorum ki Beşiktaş’ı, neden destekliyor, neden formasını alıyor veya maçlarına gidiyorum? Yenilsinler de huzura erelim diye mi?

Böyle salak saçma şey mi olur?

Elbette ki sevinmek için sevdim. Üzülmek için insanın bir şeyi sevmesinin, tıp dilinde adı vardır. Benim sevgim, eğlence dilinde geçiyor. Elbette ki yenileceğiz, yenilmeyen bir takım yok yeryüzünde. Doğal olarak kızacağız, işte sevgi bunun adıdır. Sevdiğinizin zarar görmesine tepki göstermek, en büyük sevgidir. Olayları sorgulamak, kendince sebepler tespit etmek yegane sevgidir.

Bu tip melankoli yapan ve müsabaka karelerinden, absürt ötesi teklifler yapan tüm oluşumları kınıyorum. Bir başka takım veya taraftarın rencide olması ile mutlu oluyorsam, varsın olmayayım ben mutlu. Bizim insanca muamele görme hakkımız ne kadarsa, karşımızdaki kişilerin de aynı hakka sahip olduğunu farketmeliyiz artık.

Yenilince “yenmek için sevmedik” yenince de “alayına gider” modeli benim hiç tasvip etmediğim bir şey. Yensende yenilsende tek bir üslup ile hareket edeceksin her zaman. İşte bu üslup da, kitleler arasında Beşiktaş’lı duruşu diye geçiyor. Süleyman SEBA’dan evvel de var olan, fakat SEBA ile fark ettiğimiz bir şey.

Ernst’in, Selçuk’un üstündeki fotoğrafını profillere koyun diye duyurmakla, yenilince maziye bakan müsabakalarla avunmakla Beşiktaş’lı olunmaz. Beşiktaş’lı olmak için önünüze bakmanız gerekir, geleceğe plan kurmanız sizi Beşiktaş’lı yapar. Oturup buhran dağıtıp, kaos çıkarmak değil!

Şimdi de Galatasaray Facebook Grubu kapatılmış da, bazıları buna pek bir sevinmiş. Bu nasıl bir anlayış ki? Aynı şey bir Beşiktaş Facebook Grubu’nun başına gelse, mutlu mu olacak insanlar? Bahaneleri de hazırdır, “Bizimki kapatılsa, onlar dalga geçer” derler hemen. Yahu arkadaş, yukarıda Beşiktaş’lı duruşu dedik değil mi? Spor ahlakı ve kültürü dedik değil mi? Kafan nerede senin?

O zaman, Galatasaray veya Fenerbahçe ligden çekilse yada kapatılsa mutlu olacak Beşiktaş’lı taraftarlar? Yada bu Beşiktaş’ın başına gelse, diğer takımlar mutlu mu olacak? Bu sosyal aktivitede, birbirimiz ile rekabet etmenin, birbirimize takılmanın keyfini kim verecek o zaman bize? Böylesine güzide kulüplerin birbirleri ile rekabet etmesi, güzel bir şey değil mi? Bunun değeri olur mu? Kimse paha biçebilir mi bu asırlık rekabetlere?

Haa…

Bazılarını, “Fenerbahçe kapansın, Galatasaray parasız kalsın batsın” senaryoları nirvanaya ulaştırıyor. Onlara göre, sadece Beşiktaş kalsın, ee sonra?

Sonra da, kendi kendimize çayır çimen dolanalım.

Zekaya bakar mısınız?

Eğer Beşiktaş’lılık başka kulüplerin zarar görmesini düşünmekse, ben Beşiktaş’lı değilim.

Biliyorum ki Beşiktaş’lılık, diğer kulüpler ile rekabeti olabildiğince centilmen götürmektir.

Onlarla bu sosyal aktiviteyi, en eğlenceli şekilde paylaşıp, en düzgün şekilde bu işten tad almaktır. Dostlar ile eğlenmek, onlara takılmaktır.

Onları rencide etmek değildir Beşiktaş’lılık.

Yorum Ekle