Öncelikle maçı izlemek için çok da hevesli değildim. Hatta tema değişimi yapıyordum bir yandan. Gözüme Arda takıldı. Arda’yı izleyip gözünü almak da zor iş be kardeşim. Bıraktım temayı falan komple maça odaklandım.
Maçtan çok bahsetmeyeceğim. 2 gol yedik Estonya gibi takımdan ki 2. golün ardından 3′ü de yiyebilirdik hemen. Çok farklı olurdu yani maç.
Arda Turan’ın Türkiye’nin en iyi futbolcusu olduğu fikrine tamamen saplanmış bulunuyorum. Önceden yok değil falan diyor ama bu akşam hakikaten de bir başka oynadı. Sahada ayak basmadık yer bırakmadı. Güzel futbolunu, güzel de bir kafa golü ile süsledi.
Sakat oyuncular olsaydı belki daha da farklı olabilirdi ama bu da bizi hedefe doğru götürmeye yetti. Kayseri Stadı’ndan Fatih Terim’de şikayet ediyor. Gerçekten de kamera yakından çektiğinde, sahanın çukurlarla dolu olduğunu görebilirsiniz. Öyle bir stad yapıp zemini boşvermek tamamen ahmaklık.
Bosna Hersek karşısında galibiyet haricinde bir skor alırsak, Güney Afrika’ya veda edeceğiz. Bu oyunla Bosna Hersek’i yenebilir miyiz bilmiyorum.
Bir kaç yıl önce Bosna Hersek diye bir ülke takımı sahada gezip dolaşan adamlardan ibaretken, şimdi nasıl bu hale geldiler inanmak mümkün değil. Çok tempolu oynuyorlar ve bize karşı da bunu yapacaklardır. Muhtemel kontra ataklarla üzerimize gelecekler ve sonuca gitmeye çalışacaklar.
Gücümüz yetebilir fakat Terim’in ne yapacağı belli de olmaz. Terim’i hiç sevmesem de Türkiye’yi Güney Afrika’da izlemek istiyorum.










