Sezona büyük bir moral bozukluğu ile başladık. Bunda kuşkusuz yersiz yapılan transferlerin sebebi olduğu gibi, yapılamayan transferlerin de sebebi vardı. Fazla uzatmadan direkt dün gece oynanan maç ile ilgili yorumumu yapmak istiyorum.
Mustafa Denizli, maça yine enteresan bir kadro ile çıktı diyebiliriz. Haftalardır oynatmadığı Serdar Özkan’a böylesine bir maçta görev verdi ve Serdar da, bu görevi yine yerine getirememenin mutluluğunu yaşadı. Aslında Denizli’den çok daha rezil bir kadro bekliyordum. İlk önce Tabata’yı değil de Serdar’ı görünce hepten terelelli oldum. Madem oynatmayacaktın ne diye aldırdın be adam bu herifi o kadar paraya? Neyse…
Denizli bu sefer taktik dersine çok iyi çalışmış. Alex’i, Fink ile durdurdu. Fink hem top oynadı hem de Alex’i oynatmadı. Alex, Fink kadar koşamadığından sürekli geride kaldı ve Ernst de daha rahat olduğu için harika bir oyun ortaya çıkardı. Orta sahadaki bu iyi pres ve markaj anlayışı da Fenerbahçe’li oyuncularda sinir ve strese yol açtı. Zaten motivasyon açısından zayıf olan takım, komple sistem olarak çöktü. Tek şey golün gelmesiydi ki…
Son yıllarda izlediğim en anlamlı gol oldu benim için. İbrahim Üzülmez’in 9 yıldır bir faydalı orta yaptığını neredeyse hatırlamıyorum. Bir insan 9 yıl gider gelir de tek bir faydalı ortası olmaz mı yahu? Ben yine İbrahim Üzülmez’in yapamadığı ortalara küfrederken, birden yürümek için kullandığı ayağı ile topu ceza yayı üzerine salladı. Evet salladı. Kendisi de maç sonu salladığını söyledi zaten. Fink o topa o kadar güzel vurdu ki. Eğer izlemediyseniz ve bu yazıyı okuyorsanız, muhakkak izleyin. Tarifi mümkün olmayan hislerimi böylece anlarsınız.
3 dk. sonra Fenerbahçe’ye en çok gol atan oyuncumuz Bobo, Lugano’nun baskısından kurtuldu ve oda güzel bir vuruşla topu filelere gönderdi. Fenerbahçe’li 7 futbolcu da birbirine bakıyordu gol sonrası.
Harika bir manzaraydı.
Sonra da Kazım isimli futbolcu(!) atıldı ve Beşiktaş 3′ü buldu. Daha da fazla gitmediler zaten.
Hafta içi Twitter hesabında “8JK’yı parçalamamız için geri sayım başladı!” şeklinde bir durum mesajı girmişti Colin Kazım. Yani elalemin şeyiyle, aklı sıra bizi küçük düşürmeye çalıştı. Bu hem taraftarı hem de oyuncuları yeterince ateşlemiş olacak ki Kazım’a geriye değil 3′e kadar ileriye saymayı öğrettiler. Öyle boyundan büyük lafları alıp sahiplerine yedirdiği için çok seviyorum bu takımı.
Chelsea’ler, Barcelona’lar, Liverpool’lar geçti bu takımın elinden. Hafta içi de Manchester United ile bir maçımız var. Umarım Rooney da Twitter’ına güzel şeyler yazar. Biz seviyoruz böyle sesleri kesmeyi.
Forzabesiktas.com‘un açılış sayfasındaki resim ve müzik de hayli esprili olmuş. Bir uğrayın derim.











Tebrik ederim beşiktaşları.
Hayırlı bayramlar.
Hem tebrik eder, hem de güzel bir bayram geçirmenizi dilerim.İyi bayramlar..
Teşekkürler. Sizlere de iyi bayramlar.