14

Kasım
2009

Olasılıksız

Yazar: admin  |  Kategori: Kitap  |  Yorum: 3  |  

1216162775olasiliksizSon zamanlarda her yerde Adam Fawer diye bir yazarın, Olasılıksız isimli kitabından bahsediliyordu. Yok yapışırmışsın da koltuğuna, yok sabah akşam dinlemez okurmuşsun da falan… Neyse ki yarim bu kitabı almış ve okumuştu bir süre önce. Ben de ondan edindim ve ‘Neden bu kadar abartılıyor ki? Bir de ben bakayım!’ diye ilk yaprağı çevirdim.

Kitap benim istemediğim tür şeyler le başladı benim için. Yani o hayatları görmek veya okumak istemezdim ama kitabı okumanın başka yolu da yoktu maalesef. Çünkü bu hayatlar üzerine yazılmıştı. Sayfaları çevirdikçe her şey daha istediğim hale dönmeye başladı. Hesapta olmayan varsayım ve teoriler de işin içine girince, kitap tadından yenmez oldu.

5-6 günde 260 kadar sayfa okumuştum. Yani rahatlıkla bırakabiliyordum elimden istediğimde. Hiç de öyle bahsedildiği gibi değilmiş diye düşündüm. Fakat ne olduysa son kez elime aldığımda, kitaptan cidden kopamadım. 5-6 günde okuduğum 260 civarı sayfaya yakın kısmı, sadece bir kaç saat içinde okudum.

Bir sonraki sayfaya geçmek için sabırsızlanıp, hikayenin bitmemesini de çok istediğimi fark ettim. Ben hızla okudukça sona yaklaşıyordu ve gayet de anlaşılır, etkileyici bir serüven halini almıştı. O gün sadece ara verip yemek yedim. Yemeği kaç dakikada yediğimi buraya yazmak bile istemiyorum. Sanırım en kısa yemeklerimden biriydi.

Hiç de beklemediğim bir son ile karşılaştım. Hatta kitabın son satırı (ki okumadıysanız, kesinlikle son satıra bakmayın!) tüylerimi diken diken yapmaya yetmişti. Sırf o anı yeniden yaşamak, o heyecana yeniden erişmek için o cümleleri 3-4 defa daha okudum. Anlatılmaz bir zevk aldım.

Aslında kitap okumayı pek sevmem hatta hiç sevmem. Fakat bu kadar övgü alan bir esere sırt dönmek de pek becerebildiğim bir şey değil. Merakım sebebiyle okumuş olduğum bu kitaptan çok şey öğrendim.

Yazarın diğer kitabı olan Empati’yi de elimde tutuyorum. Adam Fawer’ın gerçekten çok güzel ve sürükleyici bir anlatımı olduğunu keşfettim. Bu sebeple diğer kitabı da hemen edindim. İlk fırsat bulduğumda Olasılıksız’dan daha sürükleyici olduğu iddia edilen Empati’ye başlayacağım.

Okuduğum kadarıyla Olasılıksız, yakın zaman içerisinde kamera önüne geçecek bir hikayeye benziyor. Hatta kesinlikle geçmesi gereken bir eser diye düşünüyorum. O kadar boş ve gereksiz senaryolar varken, bu güzel hikayeye yer vermemek yazık olacaktır. Adam Fawer’ın yüzünü güldürecek bir miktar ile bu hikaye, bir çok insanı koltuğuna yapıştıracaktır.

Eğer okumadıysanız ve hayal gücünüze güveniyorsanız, bu kitabı kesinlikle okumanızı tavsiye ederim.

yorumlar:

3 Yorum Yapılmış!

    vildan

    Kas 15, 2009

    Erdal sen kitap ozendirmeyi iyi yapiyorsun .. :) cok canim cekti bu kitabi :)

    renklerin içinde

    Kas 20, 2009

    ilk çıktığı zamanlarda alıp bi hışımla bitirmiştim olasılıksızı. beni de fena etkilemişti. aslında neyi gerçekten biliyoruz? neyi neden yaptığımızı… yani ciddi manada hayat felsefesi olabilecek türden cümleler, düşünceler dolu içerisinde. seni yutan bi girdap gibi ve okudukça ve en önemlisi de okuduktan sonra dahi ! seni içine çekiyor. empatiyi de hemen ardından okumuştum. ama benim tercihim olasılıksızdan yanadır. yani empati de epey güzeldi elimden bırakamadım ama fazla uzatılmış gibi yani insan çıldırıyor artık ilerlesin diyor (: farklı tarzda konuları var. 2si de güzeldi. bir an önce film yapsalar da zevkle bi sinema keyfi yaşasak (:

    Erdal Güçlü

    Kas 22, 2009

    Hala Empati’ye başlayamadım. Önümüzdeki hafta başlayacağım. Daha arayı açarsam hevesim kaçacak yoksa.

yorum yapmak ister misin?

© Tüm Hakları Saklıdır - doluyorum.com
Yazılar kaynak belirtilmeden kullanılamaz.

Wordpress Tema alexa bilgilerim Website Detay Creative Commons v3 ile Lisanslanmıştır!