Mar 16, 2010

Yazan:Korkuluk:Gündem | Yorum

Devletine Güveniyor Musun?

Son günlerde haber izlediyseniz, Ardahan’da Saadet öğretmenin, insanlıktan nasibini almamış bir cani tarafından katledilişini mutlaka görmüşsünüzdür.

Rahatsız edildiğini Cumhuriyet Savcılığı’na bildiren yalnız bir kadını dikkate almayan devlet için, Saadet’in babası şunu demiş ;

Devletimize güvendiğimiz için, Türkiye’nin bir başka ucu Ardahan’a gönderdik kızımızı. Öğretsin diye!

İnsanlar evlatlarını doktor, öğretmen, mühendis yapıp ülkesine faydalı olsun diye her köşeye gönderiyor. Çoğu yalnız başına çözüyor sorunlarını. Erkekler, kadınlara oranla çok daha şanslı. Kendini koruyabilir bir çok tehlikeden.

Fakat kadınlar?

Kadınları başvurdukları devlet korumazsa, kim koruyacak ki?

Altı koca yıl aranan bir adam, gelip Ardahan’da Saadet öğretmeni buluyor. Saadet öğretmen bu durumu şikayet ediyor ama nafile. Sonunda satırla yolun ortasında, liğme liğme doğranıyor.

Vali, olaydan kısa süre sonra zanlıyı tutuklayan polislere, takdir belgesi veriyor.

Hem de medya önünde!

Sanki koskoca ülke ile dalga geçiyor.

Altı yıldır aranan katil, bir ay boyunca Ardahan’da bir otelde konaklıyor. Bunu tespit edemeyen polis, katliam sonrası katili otogarda yakalayıp takdir alıyor!

Ne güzel iş be…

Benzer bir şey askerin başına gelmiş olsaydı, neler olacağını, neler yazılıp çizilebileceğini düşünemiyorum bile! Fakat polis – asker sınırını çizenler, bu ve benzeri olayları sürekli sümen altı ediyor.

Sonra yurdum insanı, bin bir zahmet ile evlat yetiştiriyor, okutuyor, eğitimci yapıyor. Devletine güvenip, yurdun dört bir yanına göreve gönderiyor.

Gönderiyor ki başka beyinler de yetişsin, okusun, memleketine faydalı bir insan olsun.

Dayanakları tek…

Devletlerine güveniyorlar!

Devlet ise son yıllarda halkın gözünde hızla kan kaybediyor…

  1. Evli bir çocuk babası adam genç bir kadına manyak saplantılı bir aşk besler. Anlamaya çalışmıştır belki eğitimci kimliğinden ama olmamış ki şikayet etmiş. Rahat nefes alsın diye de istanbuldan güzel Türkiye’min bir çoğumuzun gitmeyeceği bir köşesine gitmiş. Yine olmamış. Kendinde sevdiğini sanan adam bulmuş ve nefes almasına mani olmuş. Bu ve bunun gibi haber duymaktan insanın özgüveni kalmıyor. Ben merkezli cahil kendini yetiştiremeyen insan topluluğu arasında kalma korkusu yaşıyorum. Üstelik küfür edercesine katili yakalayana verilen ödül de cabası bu işin. Ne için verildi o ödül? Konu uzar gider konuşulacak çok şey var aslında…

  2. Vildan says:

    Herkes kendi kanunu ve ceza sistemini rahatca uyguladigi… İnsanin hayatının bu kadar ucuz oldugu bir ulke!! “Hukuk “sisteminin tırnak icinde kaldigi bir surec başladi ..Ne kadar alisik olduk cinnete cinayete, ne kadar dogal geliyor artik ve olagan … o satirla!! dograrken kimse mi gormedi sanki ?.. insanlar korkuyor…ve bir film karesi gibi izliyor.. bana dokunmayan bin yıl… ki o yılan yarin ona dokunacak..olduren elini kolunu sallayarak gezip birde odullendirildiği icin..suc duyuru ve sikayetler ancak korkulan ve tahmin edilen şey gerçekleştiginde “yakaliyor”lar!! ne gerek var suc duyurusuna!? yüreğimi sıkıştırıyor bu haberler..Devlete güveniyormuyum? Hayır!

Yorum Ekle