Ağu 5, 2010

Yazan:Korkuluk:Kişisel | 1 Yorum

Eben Kutup Ayısı, Eben…

Bilen bilir, o kadar şanssızımdır ki Barış Manço’nun da dediği gibi, muhallebi yesem dişim kırılır. Bugün de en şanssız günlerimden birini yaşadım. Hayatımda küfretmekten bu kadar yorulduğum bir gün daha yoktu sanırım. Resmen cehennemde, bildiğin 100-150 dönüm arsa parsellemişimdir.

Sabah uyuyordum ve erkenden kargo geldi. Yeni aldığım Dreambox uydu alıcısını getirmiş. Gayet de memnun bir şekilde kapıyı açtım ve kargomu teslim aldım. İçeriye girip kutusunu açtım ve Digiturk’ü çıkartıp Dreambox’ı bağladım. Buraya kadar her şey normaldi.

İnternetten aldığı verileri işleyen cihaz, internete bir türlü bağlanamadı. Allem ettim kallem ettim ı ıh. Bir türlü başaramadım. Modemin ethernet çıkışı Dreambox’a bağlanıyor. Aynı zamanda kablosuz şekilde de dizüstü bilgisayar ile internete giriyorum. Zırt pırt hat kesilip durmaya başladı. Öyle ki bağlanıyor 30 saniye sonra atıyor. Bağlanıyor az sonra küt…

Modem arızasıdır diye gidip o sıcakta arkadaşımdan modem aldım. Kendiminkini çıkarıp onu bağladım ve çalıştırdım. Cihaz internete girdi ben de girdim.Arıza modem kaynaklıymış dedim ve gidip, 80 TL civarı bir meblağ ödeyerek yeni bir modem aldım. Modemi getirip taktığımda yine hattın sürekli koptuğunu görünce, kafayı sıyırmaya başladım…

Hiç değilse yeni cihazı açayım da müzik dinleyeyim diye kumandasına elimi uzattım ve kumandanın çalışmadığını fark ettim. Evet, bir kaç saatlik cihazın kumandası bozulmuştu. Tabii ortalığın kutu ve kablolardan ne kadar dağınık olduğunu söylememe gerek bile yoktur sanırım. Tüm bunlar olurken, ben 50 dönüm parselledim cehennemin en korlu çukurlarından.

Modeme giden telefon kablosunu zamanında sık sık ek yaparak bağlamıştım. Ondan kaynaklıdır diyerekten ve yeni aldığım modemi de iade etmek maksatlı bir kez daha dışarı çıktım. Tabii bozulan kumandanın yerine yenisini almak için, kumandayı arka cebime sokuşturmuştum bile. Bir yandan yürüyorum bir yandan küfrediyorum. Sıcak bir yandan, stres bir yandan, sinir bir yandan…

Modemi iade etmeyi başardım. Hazır telefon kablolarını yenileyeceğim, yeni bir splitter da alayım dedim. 5 TL ödeyerek yeni bir splitter aldım. Oradan çıktım ve elektronik cihazlar satan bir dükkana girdim. Kumandanın aynısından buldum. Ayrıca 15 mt. telefon kablosu aldım. Toplam 18 TL ödeyerek oradan çıktım ve eve geldim. Tabii söverekten geliyorum yine…

Oturdum telefonun başına. Söktüm splitter’ı ve yenisi taktım. Modeme giden tüm ekli kabloları da bir hışımla koparttım ve yeni aldığım, eksiz kabloyu modeme ulaştırdım.

İş geldi test aşamasına…

Modemi açtım ve sonuç ; koskoca bir hayal kırıklığı!

Evet yine atıyor beni kodumun hattı. Yine atıyor ve yine atıyor!

En sonunda TTNET’i aradım ve arıza kaydı bıraktım. Kusuru kendimde arayarak hata ettiğimi, şimdi bile TTNET yazdığımda anlıyorum. Allahın belası servis sağlayıcı…

‘Zor bir gündü, bir duş alayım ve artık rahatlayayım.’ dedim kendi kendime. Demez olaydım!

Şofbeni bir türlü çalıştıramadım. Çakmak bir türlü çakmadı. Kibrit ile yakmayı denedim ve evet, elimi yaktım. Sağ işaret parmağımın altı su topluyor ufaktan. Bu acı ile günün tüm stres ve sinirini şofbenden almak istercesine bir yumruk attım ve şofbenin iş gören mekanizmasını da kırdım. Şimdi değil çakmak, gaz bile almıyor!

Az sonra buz gibi suyun altına gireceğim ve duş almaya çalışacağım. Kazara sabuna falan basarda düşüp geberirsem, size bunları anlatamadan gitmek istemedim.

Anlayacağınız; kutup ayısı ile aşkımız, evliliğe doğru koşar adım gidiyor.

Bana şans mans dilemeyin belli ki bana asla uğramayacak. Eğer benim için bir iyilik yapmak isterseniz, sadece sabır dileyin.

Çünkü o, gittikçe azalıyor.

  1. Ya ne diyeyim ! Kutup ayısı fena dadanmış sana… Şimdi sen inanamayacak kadar sinirlisin hala tahmin ederim. Ama inan herkesle bu kadar dalga geçiyor o kutup ayısı… Sirkeni boşalt ve küpüne zarar verme :)

Yorum Ekle