Bundan bir süre önce (sanıyorum 1 ay kadar oldu) blog yazmak da dahil olmak üzere, bir çok şeyden vazgeçmiştim.
Böyle Facebook, Twitter, FriendFeed, Flickr ve diğer tüm sitelerdeki üyeliklerimde çeşitli düzenlemeler yapmıştım. Neredeyse hepsini kapatıp, bu aleme küsmüştüm.
O an bunları yapmamı söyleyen psikolojim, şimdi bu durumdan çok rahatsız oldu ve ben başıma gelen bunca şeyi bir yerlere karalamadan, içimdeki... DEVAMINI OKU
1,5 sene oldu bu blog sayfasında bir şeyler karalamaya başlayalı. Bazen güzel, bazen de oldukça çirkin şeyler yazdım. Hatta bazen de sadece yazmak için yazdım.
Yeri geldi hobilerimi ballandıra ballandıra anlattım. Balıklarımın fotoğraflarını sizlerle paylaştım. Kendime ait bir kaç özel anımı yazdım. Kulağıma ilişen konulara, elimden geldiğince yorum getirdim.
Son zamanlarda içimden buraya bir şeyler yazmak maalesef gelmiyor. Bir daha geleceğini de hiç sanmıyorum. Sosyal medya üzerindeki tüm hesaplarımı da tek tek kapıyorum. Zaten sosyal medya üzerinden takip ediliyor olan bu blog, orası olmadığında insanlar tarafından keşfi zor hal alacağından, yalnız başına pek de bir anlam ifade etmeyecektir. Devamını Oku »
Her sezon olduğu gibi bu sezon da çifte kupa ile yola çıktı Fenerbahçe. Tıpkı geçen sezon olduğu gibi bu sezon da çifte tıpa ile ligi tamamladı.
Ayrıca bonus olarak ikinciliği büyük bir coşku ile kutladılar. Hatta Bursaspor’a özgü, timsah yürüyüşü bile yaptı dangalaklar.
Bir takım ve taraftarları kendi kendini bu kadar rezil edebilir mi demeyin. Ediyorlar işte!
Yok efendim Şükrü Saracoğlu’nu gelin gibi süslemişler de yok şampiyonluğu caddelerde sabaha kadar kutlayacaklarmış da yok Trabzonspor, Saracoğlu’ndan en az 3 gol yiyerek döner de falan da filan…
N’oldu?
İyi de n’oldu? Devamını Oku »
Daha dün gibi aklımda, ‘Askere gitmeme daha 8 yıl var. Ben ne düşünüyorum ki lan!’ dediğim. Yani tahmin üzere 12 yaşındaymışım. Bugünden 16 sene önce…
28 tane kocaman yılı, iyisi kötüsü ile geride bırakmışım.
Öyle sırf artislik olsun diye ‘Pişmanlıklarım olmadı hiç!’ falan yazmayacağım. Çünkü ben çok pişmanlıklar yaşamış bir insanım.
Yaşadıkça farkettiğim çok hatalarım oldu ve oluyor. Tabii ben göçüp gidene kadar da olacak. Olmalı da zaten. Beni insan yapan da bu.
Beni hatam ile aksiliklerimle, sinirimle, hoşgörümle, kısacası olduğum gibi seven, sevebilen herkese teşekkür ederim. Devamını Oku »
Bir çok dağıtım denemiş biri olarak ben de genellikle Ubuntu kullanıyorum. KDE masaüstü araçları ve programlarını daha çok sevsem de GNOME’un yumuşaklığı ve kararlılığı beni benden alıyor. Bir süredir yeni versiyonu bekliyorduk ki 29 Nisan akşamı depolarda yerini aldı ve ben de hemen indirip sisteme mıhladım.
Kısaca yine bir çok yenilik ve düzenleme yapılmış. İçinizden hadi lan oradan ne yapılıyor ki diyorsanız, Ubuntu’nun ilk sürümü ve son sürümü arasındaki 7 fark isimli bir resim çizebilirim size. Ya da ben ne çizeceğim öttürün parmakları Google çizsin!
Kısaca değişiklikler şunlar ;
Öncelikli olarak göze çarpan giriş logosu ve renk düzeni değiştirilmiş. Turuncu ve kahverengi haki renklerine alışık olduğumuz Ubuntu, bu sürümde resmen morarmış diyebiliriz. Patlıcan moru arka plan ve koyu renk tema oldukça şık olmuş. Devamını Oku »
Balık hobisi bacayı sarınca oydu buydu derken, üç çocukluk arkadaşı kendimize bir hobihane kurduk. İlk zamanlar, Frontosa Moba ile başlamaya karar verdik. Balıkları yurt dışından oldukça yüksek bir meblağa getirtecektik. Fakat aksilikler peşimizi bırakmadı.
Balıkları yurt dışından getirecek olan firma, bir türlü verdiği sözü tutamadı. Bu süreçte biz akvaryumumuzu hazırladık. Balıkların bir türlü gelmiyor oluşu, bizi bezdirdi ve Tropheus türünü üretmeye karar verdik.
Sadece tek büyük akvaryum ile başlamayı düşündüğümüz hobihanemizde şimdi, 160x60x60 İlangi, 150x60x50 Bulupoint ve 150x60x50 Kasakalawe türlerine sahibiz. Ayrıca, Albino Gold Cüce Vatoz akvaryumumuz da mevcut. Devamını Oku »